Sonra Yine

Camın önünde bağdaş kurup oturdu. “Yuvaya gitmekten korkuyorum, çünkü seni kaybediyorum,” dedi. Birkaç karga ve çam ağacı. “Ama,” dedim bir bildiğim varmış gibi, “hep geri geliyorum, seni alıyorum, kaybolmuyorum yani.”

“Evet ama sonra yine kayboluyorsun.”


Sonra yine.


.

.


İlkokula gidiyorum. Servisten inip apartmanın giriş katındaki halıcıda annemin işten gelmesini bekliyorum. Vitrine serili halıların desenlerini izliyorum; yavru ağzı, bej, kırık beyaz. Halılar neden hep kullanılmış, hep kirli gibi?


Yine bir gün, ann