Palomar

Dün @fulyadkarakoc elindeki kitaptan bir pasaj okurken aklıma Bay Palomar geldi. Palomar konuşmadan önce üç kez dilini ısırır. Palomar öğle sonrası ay’ını görür ve dalgaların sayfalara sığmayacak sınırsız, tükenmez yüzeylerini tanır.


Sonsuz Çayır, Çıplak Göğüsler, Ayna Olarak Evren... En sevdiğim ise “Tekeş Terlik”. Bay Palomar, bir gezide, pazardan bir çift terlik satın alır. Evine dönünce, terliğin bir tekinin diğerinden daha büyük olduğunu, terliklerin eş olmadığını anlar.


Farklı ülkelerde, farklı zamanlarda tekeş terliklerle dolaşan insanlar birbirinin tanımayan arkadaşlardır ve ayaklarını sürüyerek ya da yer yer topallayarak yürürken birbirleriyle kendiliğinden bir dayanışma içindedirler.


“Bizi birbirimize bağlayan ilişki, insanlar arasında kurulan ilişkilerin büyük bir çoğunluğundan daha somut ve açık. Buna karşılık hiçbir zaman karşılaşmayacağız.”


Hiçbir zaman karşılaşmayacağım