Ada Ida

Calvino’nun “Kentte Rüzgar Esince” adlı öyküsünde, kendisini “rüzgar adamı” olarak tanımlayan anlatıcımız, adına yakışır bir şekilde rüzgârlı bir günde karşılaştığı Ada İda ile tramvaydan tramvaya dolaşır. “Dilenci olsan ne yazarsın kaldırıma?” sorusuna karşılık, anlatıcımız kaldırım yazısına “konuşmayı beceremediği için yazan insanlardanmışım, özür dilerim vatandaşlar,” diye başlayacağını söyler.


Ada Ida da kaldırıma şunları yazacaktır:


“Beyler, üzerlerine işenmesinden çok büyük zevk duyan insanlar vardır. D’Annunzio’nun böyle biri olduğu söyleniyor. Bunu her gün düşünmeniz, aynı ırktan olduğunuzu düşünmeniz ve daha az hava atmanız gerek. Bir şey daha söylemek istiyorum: Teyzemin kedi vücutlu bir oğlu oldu. İnsanın başına böyle şeyler geldiğini bilmeniz ve asla aklınızdan çıkarmamanız gerek. Torino’da kaldırımlarda, sıcak bodrum katların üzerindeki ızgaralarda uyuyan insanlar var. Kendi gözlerimle gördüm. Her akşam, dua edeceğinize bunları düşünün. Gün boyunca aklınızdan çıkmasın. Kafanızda daha az kural ve daha az yapmacıklık olur.”


Italo Calvino, Kentte Rüzgar Esince (Sen Alo Demeden Önce, Yky)

Çeviren: Şemsa Gezgin

<