Travmaya Duyarlı Yoga

Yogaya başladığımdan beri kendimi rahat hissettiğim ortamlarda kalacak, sıkışık hissettiğim yerlerden ise uzaklaşabilecek şansım (ya da ayrıcalığım) hep oldu. Ama dışarıda kalan, dahil olamayan ya da içeride sıkışan birçok insan olduğunun da farkındaydım. Başta “herkese uymayabilir” diye düşünüyordum. Ama bu uymamanın sebeplerinin düşündüğümüzden daha çok ve çeşitli olabileceğini sonradan fark ettim. Birçok yoga & meditasyon dersinde -kendiminkiler dahil- sınır ihlallerinin fark edilmeyecek denli kolay ve sessiz sedasız olabileceğini “travma nedir” öğrenmeye başladığımda gördüm.


Bedenle çalışılan alanlar hassas yerler. Şifa niyetiyle yapılan birçok şey kim bilir kaç kişi için yaralayıcı olmuştur. Söylenen hoş sözler kim bilir kaç kişiyi dışarıda bırakmıştır. İlk Sema söylemişti, yogada kullanılan dil mesela, birçok anlamda ikili cinsiyetten özgürleşemiyor. Özgürleşmesi için ilk önce dildeki ayrıştırmayı fark etmek gerekiyor.


Otorite meselesi zaten ilişkinin olduğu her yerde. Yoga dersinde buhar olup uçmasını bekleyemeyiz. Bilakis, bir spiritüel çerçevenin olduğu ortamlarda otoriteye karşı daha kırılganız. Üstelik travmanın çok geniş bir kapsamı, çok da söz edilmeyen boyutları var. Her tür ayrımcılığın bir travma kaynağı olması gibi.


“Alt tarafı yoga” diye düşünebilirsiniz ama bu işin alt tarafı yok. Herkes için ortak bir metot ya da pratik bulamayız belki ama görünmez insanların, sınırların, korkuların varlığını onları teşhis ve tedavi etme gafletine düşmeden görebiliriz.


İşte ben de bu yerlerde dolana dolana öğrenmeye devam ediyorum. Tanıdığım ya da uzaktan takip ettiğim birçok yoga & meditasyon hocasının da benzer konular üzerine eğildiğini biliyorum. Travma-duyarlılık/travma-bilgililik bir yaklaşım olarak bugün dünyada sadece yogada değil spor, hukuk, eğitim gibi alanlarda da kullanılıyor.


Yoga açısından şunun altını çizmek önemli: burada konumuz “göz ardı etmemek”. Travmayı irdelemek ya da çözmek değil asla. Onlar konunun uzmanlarının işi.


Travmaya Duyarlı Yoga nedir?


(Trauma Center Trauma Sensitive Yoga - TCTSY) ABD’de, Justice Resource Institute bünyesinde geliştirilen bir metot. Her metot gibi, herkes için faydalı olacağını söylemek elbette mümkün değil. Başlangıçta özel olarak kompleks travma veya kronik, travma sonrası stres bozukluğu için uygulanmaya başlanmış ve kanıta dayalı yaklaşım ihtiyacıyla bu alanlarda deneylerle desteklenerek devam edilmiş. Travmaya Duyarlı Yoga da birçok yoga ekolünde olduğu gibi temelini hatha yoganın ana bileşenlerinden alıyor. Yoga dışında da metodun ana prensipleri - kaçınılmaz olarak- kesişimsellik (intersectionality), travma teorileri, bağlanma teorisi ve nörobilim.


Travmaya duyarlı yogada, katılımcının fiziksel formunu etkilemek, düzeltmek ya da değiştirmek için fiziksel ayarlamalar, müdahaleler kullanılmıyor. Bunun yerine katılımcılara kendi bedenlerinin kontrolünde olmaları için fırsatlar sunuluyor. Bir başka deyişle, fiziksel formlar ve hareketler kullanılmasına rağmen, vurgu dış ifadede/görünümde değil. “Doğru" yapmak ya da, bir dış otoritenin onayını almak da mesele değil. Esas olan, katılımcının neyi nasıl yaptığından ziyade kendi özgün içsel deneyimi. Bunun için de yaklaşımın belki de en önemli yanı, gücü eğitmende değil, katılımcının kendisinde tutmaya dair “dinamik” bir farkındalığı esas alması.