Kurtulmanın Yükleri

Sevgi Düzenleri kitabını okuduğumda ilk düşündüğüm Aile Dizimi metodunun 2. Dünya Savaşının yükleriyle ne kadar ilgili olduğuydu. “Suçluneslin” (Tätergeneration) torunlarının taşıdığı hayaletleri, konuşulmayanların ağır sessizliğini Alman Lisesi'ndeki zamanlarımdan iyi biliyorum. “Yaşattıklarının” yanında, Almanların kendi savaş travmaları kesin bir tabu, hak edilmemiş bir yastı kuşkusuz. Atalarından torunlarına kalan ve kolektif olarak taşınması gereken devasa bir yük.


Batıda ise yöntemler hep acıdan kaçmak, onu geçmek üzerine geliştirilmişti:

Uzun süren sessizlikler inşa etmek ve o sessizliklerde birikenlerden bir çırpıda kurtulmak.

Bitmeyen yastan.

Utançtan.

Suçluluktan.


Peki kurtulmanın da yükleri yok mu?