Böyle Bir Koza

Geçenlerde Indiana Universitesi ve Stephen Porges'in birlikte hazırladığı Covid-19 anketini yaptım. Sadece soruları okumak bile bu süreçte içinden geçtiğim bazı halleri tanımama yaradı ve birçok kez "bunlar bir ankete konu olduğuna göre, bir tek ben yaşıyor olamam" anları yaşadım. Boktan duygularda bile olsa insanlar olarak bir şeylerde ortak olmaktan gelen anlık bir normallik hissettim. 


Bu nereye gittiğini kestiremediğimiz süreçte, adını koyamadığımız birçok duygu, durum, hal bir arada ya da ardı ardına beliriyor. Bir gerginlik, stres, baskı... Birden bastıran bir üzüntü, öfke, yalnızlık veya çaresizlik hissi... Her ne kadar türlü güzellemelerle yokmuş gibi yapsak da, toplu olarak bir krizden geçiyoruz. Kolektif bir travmanın kapı önünde bekliyoruz. 

Bu krizi en sağlıklı ve en rahat şekilde atlatmak için herkes farkında olarak ya da olmadan bir şeyler yapıyor kuşkusuz. Yaptığımız her şey, hissettiğimiz her şey gibi gerçek ve geçerli. 


Ama bu süreci romantik hitaplarla süslemeyi, buradan "pozitife odaklanma" ritüelleri, birtakım "aydınlanma paketleri" çıkarmayı bırakmak gerekmiyor mu? 


"Daha önce ne böyle aynı anda yalnız kalmış, ne de böylesine savunmasız bir