"Aydınlanmak Erkek Fantezisidir"

Çocuklu çocuksuz. Genç yaşlı. İşte, sokakta, evde. Çevremde tanıdığım tüm kadınlarda ortak birçok şeyden biri “kendinde boş durma hakkı görmemek”.


Erkekler yavaş, durağan ve sabit olabilirken kadınların hep devam etmesi gerekiyor. Biraz oturduğunda suçluluk duyuyorsun. Her an bir şey yapmak, üretken ve verimli olmak zorunda hissediyorsun.


Japonya'da Zen geleneğinde uzun yıllar kadınlara ne kadar az yer olduğunu anlatan bir yazı okudum geçenlerde. Yazının başlığı şu: "Aydınlanmak erkek fantezisidir!"


Yoga dahil spiritüel geleneklere bakın, kaç tane kadın guru var? Kaç tane kadın bir geleneği, bir topluluğu yönetmiş? Birçok kültürde, hocalık, babadan oğula değilse erkekten erkeğe devam ediyor. Otoriteyi elinde tutan, her yerde olduğu gibi yine erkekler. Japonya'da 2. Dünya savaşından sonrasına kadar, kadın keşişlerin bir manastırı yönetme hakları olmadığından otoriteden ve ana gelir kaynağından koparılmışlar hep. Bu kaynak eksikliğinden ötürü, kadın keşişler hayatta kalabilmek için alternatif stratejiler bulmuşlar. Bunlardan en bilinenleri, çay seremonisi ve çiçek düzenlemesi. Yemekler, temizlik, organizasyon hep kadınlar tarafından yapılmış.


Al kendini uzak ülkelerdeki manastırlara koy. Kadın keşişlerin, erkeklerin aksine "aydınlanmaya pek zamanları yok!"


Hindistan’daki durumdan söz etmiyorum bile. Başka yazıya kalsın. Geri gelelim.


Dinlenmek, ayak uzatmak, kendi kendinle kalmak, bir şey yapmadan durmak ve hatta uyumak bile "hiçbir şey yapmamak" olarak görülüyor. “Gerekeni yapmamak!”


Oysa bazen eyleme geçmek yataktan çıkabilmek demek. Bazen de eylemin tamamı yatabilmekte!


Bir yerde şunu okudum geçenlerde: “Dinlenmeyi öğren. Bırakmayı değil.” Hay ağzını öpeyim!


“Dinlenmeyi öğren.” Sahi ya. Koltukların sandalyelerin ucunda ucunda değil de üzerinde üzerinde, yayıla yayıla oturmayı öğren. Tüm o yayılmalardan ve genişlemelerden ve kaykılmalardan suçluluk duymamayı öğren. Bırakmaktan korktuğun için başlamadığın şeylere balıklama dalmayı öğren.


Bu parlak fikirleri duyup gaza geliyorum. Sonra esas konuyu hatırlıyorum. Bu öğrenme işi, kendi kendimize halledebileceğimiz bir iş değil. Konuyu anladınız. “Aydınlanmak erkek fantezisidir!”


Fotoğraf: Giorgio Trovato


Bahsettiğim yazı: https://www.lionsroar.com/enlightenment-is-a-male-fantasy/