Ağzının İçindeki Takımyıldızları

"Krişna dünyaya küçük bir çocuk olarak gelir. Bir gün diğer çocuklarla oynarken yerdeki çamurları yer. Bunu gören annesi sorar "Krişna yine mi çamur yiyorsun?" O da ağzı kapalı şekilde cevap verir "mmm, yoo." Ağzı çamurla dolu, arkasını döner gider Krişna. Diğer çocuklardan biri Krişna'nın annesine döner ve "evet çamur yiyor" der. Krişna'nın annesi tuttuğu gibi ağzını açar oğlunun ve ağzının, dişlerinin, dilinin çamur içinde olduğunu görür. Elleriyle Krişna’nın çenesini kavrarken, ağzının daha da derinine bakar ve damağının tepesinde tanıdık bir karanlık görür. Karanlık bir gecede gökyüzüne bakar gibi, gözlerini oraya diker. Sonra o karanlığın içinden ayı görür, gökyüzü dolusu yıldızları, hareket eden takımyıldızlarını...ve sonra kendisini Krişna'nın annesi olarak görür ve oracıkta bayılır. Gördüklerinin karmaşası ve derinliği ile yerde baygın yatar."


Hamileliğimin ilk zamanlarında, kaygılar dünyasının avlusunda voltalar atıyordum. Ellerim arkada bu gardiyanlarla ne yapacağımı düşünüyordum. Bunca yıl, aşırı atik hayal gücüm bilinmezlik anlarında hep atağa geçmiş, hızla tüm o absürt ve ürkütücü hikayeleri sunmuştu bana. Sakin mizaçlı bir kaygılıydım ben. Kimseye ses etmeden yanardım.